Pazartesi Eyl 24

“Mülteci kampları kadın örgütlerine açılmalı”

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Mezopotamya Ajansı Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi'nden Gülçin Aykul ve aktivistimiz Aktivisti Sevda Erkılıç ile yaptı röportaj’ı paylaşıyoruz.

Telhamut Mülteci Kampı’nda kalan mülteci kadınların, erkek kamp çalışanları tarafından fuhuşa zorlandıklarına ilişkinin ortaya çıkmasının ardından tepki gösteren kadın örgütleri, mülteci kamplarının kadın kurumları başta olmak tüm demokratik kitle örgütlerine açılması çağrısı yaptı.

Söyleşi haberi şu şekilde;

“Urfa Ceylanpınar’da bulunan Telhamut Çadır Kenti’nde kalan mülteci kadınların kamp çalışanları ve belediye çalışanları tarafından fuhuşa zorlanmalarına dair ortaya çıkan skandala tepkiler dinmiyor. Ses ve görüntü kayıtlarına rağmen başta yetkililer daha sonra da skandalı görmezden gelen medya kurumlarına tepki gösteren kadın örgütleri konunun takipçisi olacaklarını açıkladı.

Kapitalist sistemlerin çıkardığı ve Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren savaşın en ağır faturasını her zaman kadınların ödediğini söyleyen Yeni Demokrat Kadın (YDK) Aktivisti Sevda Erkılıç, Telhamut'ta yaşanan örneğin ilk olmamakla birlikte yeni bir örnek olduğunu belirtti. Benzer skandalların daha önce de gündeme geldiğini hatırlatan Erkılıç,“Çoğunluğunun kadın ve çocuklardan oluştuğu Telhamut kampındaki mültecilerin yaşadıkları trajedinin ilki bu değil, daha öncede birçok kere gündeme gelmişti. Daha önce de kampta, erkek çalışanların mülteci kadınları zaruri ihtiyaçları karşılığında fuhuşa zorladıkları ortaya çıkmıştı. Bu sadece bu kampta değil birçok mülteci kampında yaşanan ve her gün 'normalleştirilen, sıradan bir olay' haline getirilen bir durumdur artık. Yıllardır savaştan kaçan on binlerce kadın, çocuk kimi kez doğrudan kendi devlete bağlı çalışanları tarafından kimi zaman da onların göz yumması sonucu fuhuşa sürüklenmektedirler. Türkiye’de kadınların yaşamasını her geçen gün zorlaştıran AKP iktidarının mültecilerin yaşadığı çadır kentlerde ise taciz, tecavüz ve fuhuşu on binlerce mülteci kadın ve çocuk için adeta 'kader' haline getirmiştir" dedi.

‘En Vahimi Kaymakamın Bilgisi Dahilinde Olması’

Yaşanan skandalın en vahim tarafının ise kaymakamlığın bilgisi dahilinde olduğunu ifade eden Erkılıç, AKP hükümetinin savaş mağdurlarını korumasızlaştırma ve güvencesizleştirdiğine dikkat çekti.

“Medya gücünü arkasına alan AKP iktidarı yaşananların gündeme gelmemesinden pek rahatsız değildir” diyen Erkılıç, böylesi yaşanan olaylarla kadın kurumları başta olmak üzere sivil toplum örgütlerinin neden kapatıldıklarını daha iyi gördüklerini söyledi.

'Kamplar Kadın Örgütlerine Açılmalı'

Başta Telhamut Çadır Kenti olmak üzere bütün çadır kentlerin kadın örgütleri ve tüm sivil toplum örgütlerine açılması gerektiğini vurgulayan Erkılıç,“Telhamut’ta başta belediye çalışanları olmak üzere tüm sorumlular cezalandırılmalıdır" diyerek tüm kadın örgütlerini üstü örtülmek istenen skandala karşı mücadele etmeye çağırdı.

'Görevliler Hakkında Soruşturma Başlatılmalı'

Çadır kentte yaşananların savaşın bir sonucu olduğuna vurgu yapan Kadın Savunması Aktivisti Tuğçe Özçelik de, görüntülerle ispatlanmasına rağmen olaya karışan kamp görevlileri hakkında işlem yapılmamış olmasının AKP iktidarının ikiyüzlü göçmen politikasıyla alakalı olduğunu söyledi.

Kadınların bir paket süt veya mama karşılığında fuhuşa zorlanmasının kampta yeterince beslenme olanağının da bulunmamasına kanıt olduğunu dile getiren Özçelik, “Kadın Savunması olarak, kamp görevlileri hakkında acilen soruşturma başlatılmasını, olaya karışan ve bu duruma sessiz kalan görevliler hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ediyoruz. Başta kampta kalan çocuklar olmak üzere yeterli gıdanın sağlanmasını ve fuhuşa zorlanan kadınların psikolojik destek almalarının sağlanmasını istiyoruz” diyerek taleplerini sıraladı.

'Yetkililerin Açıklama Yapmasına İhtiyaç Var'

Kadınlar için savaşın yakıcı kısmının sadece yıkım olmadığını aynı zamanda bedenlerinin sömürülmesi anlamını da taşıdığını ifade eden Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi'nden Gülçin Aykul ise, mülteci kamplarında yaşanan insanlık dışı uygulamalara her geçen gün yenilerinin eklendiğini söyledi.

Aykul, şu çağrıda bulundu: "Urfa Valiliği’nin ve İçişleri Bakanlığı'nın bu kamplara dair araştırmalar yaparak kamuoyuna açıklamasına ihtiyaç var. Kamplarda insanlık dışı koşullarda kalan mültecilerin yaşamlarını insan onuruna yakışır şekilde sürdürmelerinin sağlanması ve kamplarda yaşanan güvenlik sorunlarının çözülmesine ihtiyaç var" dedi.

Aykul, tüm kadınları yaşanan skandala karşı yan yana durarak sürecin takipçisi olmaya çağırdı.