Çarşamba Oca 17

YDK’lı tutsaklar direnişi zindanlarda örüyor, “Tek tip elbiseye itaat etmiyoruz” diyorlar

Dikkat, yeni bir pencerede aç. PDFYazdıre-Posta

Urfa 2 No’lu T Tipi Hapishane’den tutsak YDK’lılar bir açıklama yaparak “Tek tip elbiseye itaat etmiyoruz!” dediler. Tutsak YDK’lılar, tüm renkleriyle direnişi zindanlarda öreceklerini söylüyor ve dört duvara inat direnişle gökyüzünün renklerine karışarak kadınların mücadelesiyle alanlarda, sokaklarda buluşacaklarını ilan ediyorlar!

“TC devleti kendi bekasını sürdürme amacıyla ezilenlerin sesini sindirmek için saldırılarını her geçen gün artırmaktadır. 90 yılı aşkın bir süredir ‘tek devlet, tek bayrak, tek milliyet, tek dil’ ilkeleriyle faşist, erkek egemen zihniyetini sürdürerek ezilen emekçi kesimlere zulmetmeye devam ediyor” diyen tutsak YDK’lıların açıklaması şu şekilde sürüyor:

 

“Krizin faturası yine emekçi kesimlere kesiliyor”

15 Temmuz darbe girişimi bahanesiyle art arda ilan edilen OHAL’lerle birlikte devlet erkanı adeta KHK ile yönetiyor. Egemenlerin derinleşen krizinin faturası yine emekçi kesimlere kesiliyor. Kendi bekasını koruma derdine düşen devlet gelişen-gelişecek olan devrimci dinamiklere sahip toplumsal muhalefeti sindirme amacıyla OHAL uygulamalarını kesintisiz sürdürüyor. Bir bütün olarak 2017 yılında çıkarılan KHK’lerle yüz binlerce emekçi işlerinden edilerek, HDP-DBP belediyelerine kayyumlar atanarak, siyasetçi ve milletvekilleri tutuklanarak halk iradesi devlet tarafından gasp edilmeye çalışıldı.”

 

“TTE 15 Temmuz bahanesiyle yeniden devrimci tutsakların karşısında”

“Böyle bir yılın son günlerine de yeni KHK’lerle uyandık. 695 ve 696 Sayılı KHK ile TTE dayatması yasalaşırken devletin kontra örgütlenmeleri de yasalarla koruma altına alındı. 12 Eylül AFC’sinin bir ürünü olan TTE uygulaması, bugün 15 Temmuz darbe girişimi bahanesiyle yeniden devrimci tutsakların karşısına çıkarılmaktadır. Erdoğan ‘Bu aslında mağdurların, mazlumların bir talebidir. Bu sese kulak vermenin bir adımıdır’ cümleleriyle KHK’leri halkın gözünde meşrulaştırmaya çalışmaktadır.”

 

“TTE saldırısı, erk aklın bir ürünü...”

TTE dayatmasının devletin tekçi zihniyetinin bir ürünü olarak karşımıza çıktığını vurgulayan tutsak YDK’lılar, “Erkek egemen devlet kadınların bedenleri üzerinden söz söylemeye, kadınlara yeni saldırı politikaları üretmeye devam ediyor. Ne giyeceğimize, kaç çocuk yapacağımıza karar veren erk akıl, hapishanelerdeki kadınlara ise TTE dayatmasıyla politikalarını uyguluyor; TTE ile irademize ve bedenimize saldırıyor. Yıllardır bedenimiz üzerinden onursuzlaştırma çabası ile gözaltı ve tutuklamalarla çıplak arama dayatan, kadın kimliğimize saldıran devlete karşı ‘Bedenimizden utanmıyoruz’ diye haykırmaktan vazgeçmedik. TTE saldırısını, erk aklın bir ürünü olarak bu saldırıların bir devamı görüyoruz” dediler.

 

“Tek tipleştirme karşısında tüm renkliliğimizle direnişi zindanlarda öreceğiz”

“12 Eylül döneminde TTE dayatmasını kabul etmeyerek direnen tutsaklar, o dönemde tarihi bir irade koymuşlardır. Bugün de sözümüz ve direnişimiz onlarla aynı olacaktır” diyen tutsak YDK’lıların açıklamaları şu şekilde son buluyor:

“TTE dayatması erkek zihniyetin bir ürünü olarak kadın tutsaklar özelinde bedenimize yönelik bir saldırıdır. Bedenimiz, emeğimiz, kimliğimiz üzerinden gelişecek saldırılara karşı irademiz teslim alınamayacaktır. Tek tipleştirme saldırıları karşısında tüm renkliliğimizle direnişi zindanlarda öreceğiz. Direnişimiz dört duvara inat gökyüzünün renklerine karışarak kadınların mücadelesiyle alanlarda, sokaklarda buluşacak!”